Arsenal 5–1 Manchester City (02.02.2025)| Modern futbolun belirleyicisi: Pres
Premier League’de Arsenal, beklentilerin uzağında bir sezon geçiren Manchester City’yi 5–1’lik net skorla mağlup etti. Maçın ilk 15 dakikalık ve yaklaşık olarak son 20 dakikalık kısımlarını geride bırakırsak bir diğer bölümde denge oyunu olduğundan söz edilebilir. Ancak yine de Arteta’nın takımı özellikle pres konusunda rakibine net bir şekilde üstün gelmeyi başardı.

Her iki takımın kadro tercihlerinde büyük bir sürpriz yoktu. Arsenal için sol bekte Calafiori’nin oynayabileceği konuşuluyordu fakt son dönemde ciddi bir çıkış yakalayan Lewis-Skelly, bu maçta formasını korudu ve kendisine biçilen rolü en iyi şekilde uygulayarak maçın da en öne çıkan isimlerinden biri oldu. City tarafında ise Chelsea maçında Marmoush, sol kenardan içe girerek iç koridorda konumlanmıştı. Bu maçta sol kenarda Savio’yu gördük, Marmoush ise kağıt üzerindeki dizilimde merkezin bir parçası gibiydi fakat yine sahada kaldığı süre boyunca savunma arkasına gösterdiği koşularla öne çıktı.
Arsenal’ın pres kurgusu & City’nin oyun kurulum şablonu

Guardiola’nın takımı oyun kurarken 3-(kutu orta saha)-3 kurgusunu kullandı. Sağ bek Nunes daha ileride çizgide görev alırken Bernardo-Kovacic ikilisinin önünde Marmoush ve Foden ile birlikte bir dörtlü ortaya çıktı.
Buna karşı olarak ise Arteta’nın 4–4–2 diziliminde ön alan baskısı kullanarak rakibin karşıladığını gördük. City’nin özellikle Rodri’nin sakatlığından sonra oyun kurulumunda eski günlerini bir hayli arattığını da göz önünde bulundurunca bu tercih oldukça mantıklıydı. Fakat bu 4–4–2’yi Arteta’nın nasıl kurduğunu incelersek burada da City’ye karşı gidilen bir değişim olduğundan bahsetmek mümkün.
City, geçen hafta kazandığı Chelsea maçında oyunu iki beki Gvardiol ve Nunes üzerinden genişletmişti ve özellikle Gvardiol sıklıkla boş alan bulduğu için buradan tehlike üretmeyi başarmıştı. Muhtemelen bu şablonun da etkisiyle birlikte Arteta, 4–4–2 karşılama düzenini oluştururken Odegaard’ı ileriye çıkardı ve kenar oyuncularını bu rolde kullanmadı. Merkezden bir oyuncunun ön ikiliyi oluşturduğu kurgularda burada doğacak boşluğu kapatmak için geriden bir oyuncunun öne atlaması gerekir. Bu durum da merkezden risk almak anlamına geldiği için yakın dönemdeki üst düzey pres kurgularına baktığımız zaman bunun yerine kenar hücumculardan birini merkeze kaydırıp oradan risk aldıklarını görmeye başlamıştık. Zira kenar oyuncularından biri preste ön ikiliyi oluşturduğunda o kanattaki bek oyuncusunun her zaman ileri çıkıp prese katılmaya hazır olması gerekir. Aynı şekilde Arteta’nın da yakın geçmişte özellikle Martinelli’yi ileri çıkararak presteki ön ikiliyi oluşturduğunu görmüştük fakat muhtemelen İspanyol teknik adam, City’nin Chelsea karşısındaki şablonunu da gördükten sonra Odegaard’ı ileride kullanmaya karar verdi. Bir diğer deyişle Gvardiol’a Chelsea maçında bulduğu boşlukları vermek istememiş olabilir.

Arsenal’in maçın erken dakikalarında bulduğu ilk gol de bu pres şablonunun başarılı bir uygulaması sonrasında geldi. Yerleşimlere bakarsak Havertz ile Odegaard’ı ileride görüyoruz. Odegaard net bir şekilde Stones ile eşleşirken aynı zamanda Bernardo Silva’ya gölge markaj uygulayarak topun bu bölgeye aktarılmasını önlüyor. Rice’ın da Kovacic’i takip ettiğini görüyoruz. Bu pozisyonda Stones’un konumlanma açısı itibarıyla iki seçeneği var. uzun vurmak ya da Akanji’ye pas vermek. İngiliz savunmacı ikinci seçeneği tercih ediyor ve Akanji de iyi bir kontrol gerçekleştiremiyor. Bu durumda aslında Akanji ile eşleşmeyen Trossard, inisiyatif alarak baskıya gidiyor ve devamında Arsenal maçın hemen başında öne geçiyor.

City’nin zayıf presi ve Lewis-Skelly’nin rolü
City’nin bu sezon geneline yaşadığı düşüşe baktığımızda işin tabii ki mental çöküş boyutu da ön planda fakat Rodri’nin yokluğunda yaşanan sıkıntılara ek olarak özellikle preste de ciddi bir geriye gidişten söz edebiliriz. Savio, Foden ve Marmoush gibi isimlerin kağıt üzerinde bu konuda mahir görünmelerine rağmen yerleşimden kaynaklanan sıkıntılardan da ötürü Arsenal kolaylıkla rakibinin karşılamasını kolaylıkla geçmeyi başardı.

City, klasik olarak merkezden bir oyuncusunu (Marmoush) getirerek öndeki ikiliyi oluşturuyor. Ancak Guardiola’nın öğrencileri, Arsenal’in sol beki Lewis-Skelly’nin merkezde konumlanmasına net bir karşılık veremedikleri için maç boyu bu noktada sıkıntı yaşadılar. Foden’ın Lewis-Skelly’yi 1v1 eşleşmede takip edip merkeze doğru geldiğini görüyoruz. Arsenal yine klasik şekilde stoperlerini geniş konumlandırıyor ve Raya da araya giriyor. Fakat Foden merkezde sol beki takip ettiği için sola açılan Gabriel, topla çıkmak için veya pas vermek için gereken boşluğu ve zamanı rahatlıkla bulabiliyor.
5–1’lik net skorun alındığı bu maçta Arsenal’in bulduğu şanslara baktığımızda net bir şekilde sol kenarda bir üstünlük yakaladığını görüyoruz. Tabii ki City’nin sağ beki olarak devşirme bir oyuncu olan Nunes görev yapınca rakipler bu bölgeyi hedefleyebiliyorlar ve bu üstünlükte bu durum da etkili oldu. Fakat böylesine büyük bir skorla galip gelen tarafın en büyük silahının pres kurgusu olduğunu ve City’nin maç özelinde bu konuda sınıfta kaldığını düşününce, trend futbolda pres kurgularının ve tercihlerinin ne kadar belirleyici bir rol oynamakta olduğunu tekrar fark ediyoruz.
Yorumlar
Yorum Gönder